ÜYE OL
ANASAYFA
  • YAYIN AKIŞI
  • PROGRAMLAR
  • DEFTERİ İMZALA
  • REKLAM
  • İLETİŞİM
  • YAYINCILAR
NAMAZ
VAKİTLERİ
Giriş Yap
Kapat




Ana Menü
HABERLER
İletişim
Arama
Forum
Kaç kişi girmiş
Duyurular -

RADYO DİLARA

98.6

"Seviyeli Radyo"




Perşembe günleri saat 20.00'de başlayan

KÜLTÜRÜMÜZ Programı,

bundan böyle CUMA GÜNLERİ saat 19.00'da başlayacaktır...

Dinleyenlerimize duyrulur...


 Devami...


YAYINCILAR
Pazar, 30 Kasım 2008
Sunucu  Muhammed BENER
p101013045.jpg 
YAYIN HAYATI
1999’du diye hatırlıyorum. Henüz dünyayı anlamaya çalıştığım günlerdi. Gittiğim şiir dinletilerinden birinde bir şiir okundu. Yanımdaki kayıt cihazı ile şiirleri kaydetmiştim. İçlerinden birisi dikkatimi çekti. “Geriye dönen adam…” Şiir, İbrahim Sadri’ye aitti. Oysaki serbest şiirden ziyade ölçülü şiirlere merakım vardı. Ama bu şiiri çok beğendim ve ezberledim. Değişik yerlerde fırsat buldukça arkadaşlarımla bu şiiri paylaşıyordum. Yine bir sohbet ortamında herkesten bir beceri sergilemeleri istenmişti. Ben de bu şiiri okudum. Orada bulunan ve bir süredir de muhabbet kurduğumuz Radyo 80’in(Osmaniye’de bir radyo) yöneticileri bu şiir üzerine olsa gerek –başka bir sebebi varsa bilmiyorum- bana radyoda çalışma teklifinde bulundular. 
İçimin radyosunda sık sık radyo programları yapıyordum zaten. Kendi dünyamla ne zaman muhabbete otursam, bir şiir, bir ezgi seslendirirdim evde kimsecikler yokken. Artık kurduğum o cümlelerin birilerinin karşısında söylenme vakti gelmişti. Radyoda sunuculuk yapmak; sunduğunuz servisi kendinize azık yapıp kendi başınıza çıktığınız bir yolculuk gibidir bazen… Servisi kendiniz yaparsınız ve küçük bir ihtimal belki; ama kimsenin sizi dinlemediğini de düşünüp yalnız yürürsünüz bazı zamanlar. Kimi zaman radyoda kimse yok ise saatlerce mikrofona bakıp konuşursunuz. El kol hareketleri yaparsınız, vücut dilini kullanırsınız bir şeyleri anlatmakta zorlandığınız durumlarda; lakin kimse görmez sizi…
İlk adımı Radyo 80’de Osmaniye’de attım radyo yolculuğunda. “Yeşeren Kalpler” adında bir program yaptım. Kendi dünyamı anlattım. O güne denk düşen bir noktada aslında dinleyenleri özetledim. “Sizi anlatıyoruz” diyerek solmaya meyilli kalpleri yeşertmeye çalıştım. Üniversite’yi kazanmakla hayatımın seyri değişti. Dünyayı daha iyi tanımaya başladım. Gurbette, yabancı sokaklarda kimi zaman Necip Fazıl’ın Kaldırımlarıyla yürüdüm. 7 yıldır Isparta’dayım. İlk yılımı pas geçip ikinci sınıftan başlayarak Arkadaş Radyo’da değişik programlar yaptım. Yine Yeşeren Kalplerle dinleyenlere hayat kriterlerini incitmeden dinleyebilecekleri bir sohbet yapmaya çalıştım. Çocuk programlarında çocuklaşıp gazete haberleri ile de üçüncü sayfa olaylarını işledim gönül haneme. Bir yanda sosyoloji okuyup bir yanda radyoda çalışmak benim için vazgeçilmez oldu. Öğrendiklerimi dinleyenlerimle paylaştım. Anadolu’yu öne çıkaran cümleler ile Anadolu misafirperverliğini anlattım çoğu zaman. Üniversite dördüncü sınıftayken de halen çalışmakta olduğum Radyo Dilara’da merhaba dedim dinleyenlerime. Önce gazete haberleri ve tabii ki yine Yeşeren Kalpler ile adımlamaya başladım hayatı. İnternet yayını ile uzaklara seslendim kimi zaman. Yereli genele anlattım. Geneli yerele şikâyet ettim. Artık bir sosyologum ve radyo hala gönlümün ortasında tüten bir ocak… Orada pişenleri paylaşıyorum beni dinleyenlerle. Öğrenciliğe doyamadımı farkettim gün geldi. Ve İlahiyat Fakültesi merakıma, psikolojiyi de ekleyip Din Psikolojisi Ana Bilim Dalında Yüksek Lisans yapmaya başladım. Yazıyı siteye eklediğim bu günde (2 Aralık 2008)henüz 1. sınıftayım.
Yayın akışına bakıyorum da hayli farklı program biriktirmişim omuzlarıma. Sabahın erken saatlerinde ki saatler 8'i gösteriyorken BİR ISPARTA SABAHI ile merhaba diyorum uyanan dosta düşmana... Öğleye varır varmaz saatler, “Dinlence” ile günün ilk yarısında dinlensin istiyorum dinleyenlerim.  Çarşambaları “Yeşeren Kalpler” ile şiirlerin yol olduğu yolculuklara çıkıyorum.
Yaşamın herkese gösterdiği bir yüzü var. Biz sunucular yaşamın bize emanet ettiklerini sunuyoruz. Bizim bilmecelerimiz var girift zamanlara saklı. Buldukça, çözdükçe müjdelemeye devam edeceğiz. Çoğusu yüzümüzü görmeyecek bizi dinleyenlerin. Kendi zihinlerindeki fotoğrafları seyredecekler her zamanki gibi. Hangisinin derdine ortak olduğumuzu bilmeden geçeceğiz belki de sokak ortasında yanlarından. Hayatlarına, kapı aralıklarından sızdıkça çoğalacağız elbet kendi içimizde. Çoğaldıkça da tanımaya devam edeceğiz hayat dediğimiz yolu…

Şiirlerim :
http://cevahirbener.spaces.live.com/default.aspx?sa=22457511

Sunucu  Alper Gülören

siyah_beyaz.jpgBen Temmuz 1978 Isparta doğumluyum. İlköğrenimimi Ülkü ilkokulunda, orta öğrenimimi Hilmi Dilmen ortaokulunda, lise eğitimimi Ş.A.İ.K lisesinde gördüm.


Radyo Dilara ile tanışmam lise son sınıfta oldu.(Evde son ses radyo dinleyen biri olarak),zaman zaman arkadaşlarımı ziyaret için gittiğim bu yerde, hiç aklımda olmamasına rağmen, onlardan gelen teklif karşısında telefonlara bakarak çalışmaya başladım.


Benim radyoya girdiğim zamanlar, radyoculuğun parladığı, doruğa çıktığı zamanlardı. Bundan dolayı en güzel günlerimi o günlerde yaşadım diyebilirim. Dinleyicilerin bizi sahiplenmesi, bizi bağırlarına basmaları, bize fevkalade moral olmuş ve hızımıza hız katmıştı.


Tam 12 yıldır bu radyoda insanlara bir nebze olsun, faydalı olabilmek için çalışıyorum. Bir ara (1998) vatani görevimi yapmak üzere ayrıldım, Kütahya, Bursa ve İstanbul-Şile’yi dolaştıktan sonra tekrar işimin başına döndüm.


2000 senesinde yeni yerimizde tekrar radyoculuğa başlamanın sevincini duydum içimde…
Takip eden yılda (2001) evliliğe ilk adımımı attım, o günden bu yana da huzur ve mutluluk içerisinde hayatımı sürdürüyorum.


Yıl 2009… Teknolojinin getirdiği güzellikleri kullanarak işimizi sürdürmeye devam ediyoruz.

Herkese iyi dinlemeler…


Sunucu